Lacivert ipekten çarşafının eteklerini serbestçe toplamış... Bacakları harika... Bacakları... Kalçalar... Kıvraklık... Aralanıyor Peçesi... "Hadi oğlum rüzgar! Biraz daha... Biraz dedim..." Kadın rıhtıma atıldı incecik bir yay esnekliğiyle... Yiyecek gibi bakan erkekleri kıvrılıp bükülerek yardı. "Dehşet... Adam öldürür... Nasıl kalça söylemek bu böyle? Memleketli vallah billah yukardan... Yollu hem de... Böyle kalça döndüremez ev piliçleri...(...)Naciye oturdu. Erkekten sakınmayı unuttuğu için, ince sabahlığı açılmış, yumruk dizleri görünmüştü. Ayakları da, zevkle öpülecek kadar biçimliydi.(...)Karı kolunda büyüyecek bir sepetle çıktı. Biraz ufak tefek ama, belli ki sağlam... Güçlü... Koca sepeti kuş gibi uçuruyor. Çamaşırda bile, kılığı, saçı başı düzgün... Göğüsleri dolgun-dik... Beli ince, kalçaları geniş oynak... "Değerli karıda, göğüs uçları dışarı, topuklar içeri olacak... Tamam... karıda topuklar içeri..."Belki de bu sebepten iki gecedir, üst üste rüyasına giriyor, yeniyetmeler gibi şeytan aldatmasınaa uğruyordu. Yalandı. (Kemal Tahir- Kurt Kanunu)
Açıkçası bunları okuyunca çok şaşırdım. Erkekler gerçekten de kadının en basit yerlerinden bile tahrik oluyorlar mı? Normal acıkır gibi sekse de açlık duyuyorlar mı? Böyleyse gerçekten zor olmalı.